El emeği denince aklımıza ilk gelen mesleklerden biri mutlaka bakırcılıktır. Bakırcılık bakırdan eşya yapma sanatıdır.

Bulunması tarih öncesine uzanan bakırın, alet ve silah yapımında kullanılan ilk maden olduğu bilinmektedir. İlk örneklerin Kaldea'da MÖ 4000'ler de yapıldığı sanılmakla birlikte bu tarihin daha da geriye gittiği bir gerçektir.
Bakır kap yapım teknikleri, "dövme, dökme, sıvama (tornada çekme), preste basma" olmak üzere dört ana bölüme ayrılıyor. Binlerce yıldan beri uygulanan dövme tekniği, bakır külçeyi çekiçlemek suretiyle şekillendirmek en eski teknik olarak bilinir.

Kazan, testi, leğen, tas, tencere, tava, sahan, bakraç, mangal, ibrik, tepsi, saksılık ürünleri dövme ve sıvama tekniği ile yapılmaktadır. Sıvamacılık, sıvama makinelerinde yapılır.
Kaplara şekil ve motif işlenmesinde kabartma yöntemi uygulanır. Bu işlemde keski kalemi ve darbe kalemi kullanılmaktadır.
Yakın dönemlere kadar bakır eşya mutfaklardaki yerini korur. Ancak, 1950'li yıllarda sosyoekonomik yapı hayat tarzını hızla değiştirdiğinden dolayı alüminyum, plastik gibi ucuz alternatif malzemeler ortaya çıktı. Bu durum da bakırcılığın gerilemesine neden oldu. Bakırcılık sanatı azalarak da olsa devam eder.
- Bedence sağlam olan,
- Ellerini ustalıkla kullanabilen,
- Şekilleri zihinde canlandırabilen,
- Nesnelerle çalışmaktan hoşlanan,
- Dikkatli ve sabırlı kimseler olmaları gerekir.
- Bu meslek, daha çok bağımsız çalışmaktan hoşlanan kimselere uygundur.
Tuğba UYSAL
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder